Burada yazılanların tamamen gerçek veya hayal ürünü olduğunu söyleyemem.

Aylarca neredeydim?

Aylarca neredeydim?

Merhaba,

Utanarak söylüyorum ki belki de 6-7 ay gibi bir süre sonra yeni yazımı az önce ekledim. Bu süreçte elbet bir şeyler yaşadım, yazdım ama buraya aktaramayacak kadar (benim tembelliğimin de etkisi büyük tabii) garip kafalar yaşamaktaydım. 

Ekim ayında bir bebek beklediğimizi öğrendik. Bu aslında çok şaşırtan bir durum olmadı. Ancak “hayal etmek” ile “başa gelmek” arasında nasıl bir fark olduğunu idrak etmek zor oldu tabii ki. 

İlk ay zaten ne olduğunu anlamıyorsunuz hatta durumu fark etmiyorsunuz bile fakat ikinci ve üçüncü aylar neye uğradığımı şaşırdım diyebilirim. Hamilelik öncesinde gayet sağlam bir mideye sahip olan iki-üç yılda bir istifra eden, bozuk bir şeyler yese bile sindiren(!), etraftaki neredeyse hiçbir şeyden midesi bulanmayan, kahvaltı çiğköfte-nescafe ikilisi yapan bir insan olarak ben; sürekli insanın suratına kusacakmış gibi tiksinç bir ifadeyle gezdim bir süre. Tabii ki yemek yapmaktan bahsetmiyorum bile; çoğu zaman midemdekileri sindirebilmek için zaman dileniyordum Allah’tan. 

Bir hafta boyunca dışarıya adım atmadığımı bilirim. İnsanlarla muhattap olmamak için telefona bile bakmıyordum, sırf zaman geçsin diye inadına öğlene kadar uyuyordum. Hatta yine zaman geçirebilmek ve midemi unutabilmek için Sims bile kurduk bilgisayarıma 😀 Yalnızlık o kadar ağır geliyordu ki bazen, eşimin evden çalıştığı günler bayramım oluyordu. Ders arasında yorgunluğumu atmak için kitap okuyan ben; elime aylarca kitap bile almadım. Herkesten her şeyden tiksinme modundaydım anlayacağınız. Gurbetin acısını derin hissettim. Bu çocuğu nasıl büyüteceğim tek başıma dedim. Geceleri deliksiz uyuyan ben, sürekli uyandım durdum. Tabii hoşgeldim “endişe kulübüne”. Yine gamsız olan, kafasına bir şey takmayan ben; “çocuğu ilk okulda nereye yazdırsak ki?”, “ya şu cep telefonu işini ne yapacağız?” gibi bir sürü soruya yanıt aramaya kalktım. Sonra olayın farkına varıp sakince kendimden uzaklaşma devresine geçebildim şükür ki 😀 Sanırım şu an o devredeyim ve tamı tamına 28. haftamdayım! Nasıl geldik bu zamana noldu ne bitti? Arkama baktığımda bazen çok uzun geliyor; bazense çok kısa. Bazen şu hamilelik bir an önce bitsin istiyorum; bazense sonsuza denk sürsün. Sanırım analık böyle çelişkili bir şey! Ve anne olduğumu ne zaman anladım biliyor musunuz? Hapşırırken altıma kaçırdığımda 🙁

Hamile kafamın yaşattıklarını ilerleyen postlarda anlatmaya devam edeceğim.

Şimdilik hoşçakalın. (Sırf motivasyonlu yazabilmek için kocamı gecenin bu saatinde kafelere sürükledim. Adam son zamanlar tam istediğim nerede akşam orada sabah kocası kıvamına gelmişken çocuk doğmak üzere iyi mi :))



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir