Burada yazılanların tamamen gerçek veya hayal ürünü olduğunu söyleyemem.

Burçak Tarlası Türküsü ve Hikayesi

Öncelikle iyi haftasonları diliyorum herkese, umarım çocukluğumuzdaki kadar uzun süren bir pazar günü geçirirsiniz(çünkü biz çocukken o sıkıcı pazar günleri geçmek bilmezdi).

Sevda kuşun neresinde? yazısını yazarken denk geldiğim çok güzel şarkı, türküler oldu. Bunları not aldım bir kenara ve dedim bunları paylaşmalıyım bir ara. Sonra bugün çok bilinen Burçak Tarlası türküsü geldi aklıma, türkü de o kadar güzel detaylar verilmiş ki her anına tanıklık etmiş  gibi sizi içine çekebiliyor ve bu hikayenin aslında hepimizin hikayesi olduğunu fark ediyorsunuz. Linki şuraya not ettikten sonra türkünün nerelerden çıkıp geldiğini sizinle paylaşmak isterim. En sevdiğim, Tülay German’ın yorumuyla paylaşıyorum:
https://www.youtube.com/watch?v=kMqEDm49lNA

Lise yıllarında bir Türk Halk Müziği koromuz vardı. Normalde o yaşlarda bir genç türkü dinlemekten veya söylemekten hoşlanmaz diye düşünüyorum, ilgisini çekecek çok sayıda alternatif mevcut çünkü. Ben de böyle düşünüyordum, türküyü kendime yakın bulmazdım ve ailemin müziğe pek yakınlığı olmaması dolayısıyla pek de tanıma fırsatım olduğunu söyleyemem. Başlarda koroya katılmayı düşünmedim. Daha sonra bilmem nereden kafama bir düşünce dank etti. “Kendi kültürüme ait torunlarıma söyleyecek hikayelerim, kelimelerim olmalıydı.” Bunu hepimiz biliriz ki türküler, doğduğu yörenin geçmişinin en önemli tanıklarıdır.

Türküler samimidir, sahicidir. Yüzyıllardır türkülerle anlatılmıştır duygular. Onlar eskimez, değerini yitirmez. Hayatın tüm renkleri türkülerde saklıdır. Türkülerle seviniriz, üzülürüz, kederlenir, coşar, ağlarız. İşte hayatı “türkü tadında yaşamak” budur. Türkülerin farkına varamayanlar aslında hayatın farkına varamamışlardır. Türküler bizim en değerli hazinemizdir. Bu hazine tek başına kimsenin değil; bizimdir, hepimizindir.

Belkıs Akkale’nin bu anlatımı üzerine bir şeyler eklemeye gerek yok diye düşünüyorum 🙂

Korodayken sene sonunda ve önemli günlerde konserler düzenlenirdi ve arada yarışmalara giderdik. Hatırlamıyorum hangi konserimizdeydi ama Burçak Tarlası türküsü de repertuarımız arasındaydı. Sevgili şefimiz ve müzik hocamız, bu türkünün hikayesini anlattıktan sonra hepimiz bu eğlenceli türküyü dertli dertli ve sinir bozukluğuna vurulmuş bir tebessümle söylemeye başladık, en sonunda konserde de neredeyse heyecandan kahkaha atacak seviyeye geldik 🙂 Öyle bir hikaye ki aslında yaşanmış olması şaşırtıcı gelmiyor insana ve hala bu tür haberler duymaya devam ediyoruz. Biraz modernleşse de bu hikayeler, kadının özgürleşmesi ve güçlenmesiyle sonu bu kadar trajik olmasa da erkeklerin kandırma, kadınların inanma huyları sonsuza dek sürecek gibi 🙂

 Sabahınan kalktım sütü pişirdim
Sütün kaymağını yar yar yere daşırdım
Kaynanamdan korktum aklım şaşırdım

Aman da kızlar ne zor imiş burçak yolması
Burçak tarlasında yar yar gelin olması.
Eğdirme fesini yavrum, kalkar giderim
Evini başına yandım yıkar da giderim.

Sabahınan kalktım ezan da sesi var
Ezan sesi değil de yar yar burçak yası var
Sorun şu deyusa yar yar, kaç tarlası var

Aman da kızlar ne zor imiş burçak yolması
Burçak tarlasında yar yar gelin olması.
Eğdirme fesini yavrum, kalkar giderim
Evini başına yandım yıkar da giderim.

Elimi salladım değdi dikene
İlahi kaynana ömrün tükene
İntizar ederim burçak ekene

Aman da kızlar ne zor imiş burçak yolması
Burçak tarlasında yar yar gelin olması.
Eğdirme fesini yavrum, kalkar giderim
Evini başına yandım yıkar da giderim.

Elimin kınasın ezdirmediler
Gözümün sürmesin süzdürmediler
Burçak tarlasında gezdirmediler.

Şimdi burada edebiyat öğretmenleri gibi kıta kıta “şair burada ne demek istemiş?” olaylarına giremeyeceğim ve hiç de sevmem. Herkes farklı yorumlar üretmese sanatın, şiirin ne kıymeti kalırdı ki? Farklı yorumlarım sebebiyle lisede edebiyat hocamızdan çokça azar işitmiş, dersten zor geçmiş biri olarak konuşuyorum, içime derttir bu 🙂 Her neyse kişisel problemlerimi bir kenara bırakabilirsem türkünün rivayet edilen hikayesi şu şekildedir:

Tokat Niksar’ın köylerinden birinde İhsan isimli bir delikanlı erkenden uyanmış, ağır işlerini bitirmişti. Köyde çalışkanlığı ve elinin çabukluğuyla bilinen; kara kaşlı, kara gözlü bir Anadolu delikanlısıydı. Köy ahalisi kadar annesi de memnundu oğlundan, en büyük dileği her anne gibi ölmeden önce oğlunun mürüvvetini görebilmek hayırlı bir gelin alabilmekti. Gece gündüz dualar ediyordu; becerikli, güçlü, kuvvetli, hamarat bir gelini olsun diye. Ve bir gün İhsan’a bir mektup gelir. Askere çağrılıyordur, İstanbul’a gidecektir. Tokat’tan bir vatan evladı daha davullar, zurnalarla mukaddes görevine gönderildi. İhsan ilk defa gurbete çıkıyordu ama içinde yaşamadığı kadar coşku vardı. İstanbul’da en büyük zevki denize bakıp hayaller kurmaktı. Yine bir pazar izninde deniz kıyısında otururken; yüzü peçeli, aşık bakışlı bir hanımla karşılaştı adı Banuydu. Gel zaman git zaman bakışlar konuşmalara, konuşmalar evlilik kararına ulaştı. İhsan hemen Banu’yu babasından ister. Babası evvela vermek istemez kızını, fakat biricik kızının da sevdalı olduğunu görünce dayanamaz. İhsan’dan kızını yad ellerde incitmeyeceğine dair sözler aldıktan sonra, kabul eder ve alelacele sade bir düğün yapılır. Sonra düşerler karı-koca Niksar yollarına.. Anne babasının evinde el bebek, gül bebek yetişmiş olan İstanbullu zengin kız, duvarı tezekli iki göz odalı bir köy evinde bulur kendini. Kocasının bir süre idare edelim sözleri ve ona olan aşkından elinden bir şey gelmez. Hem baba evinden de çıkmıştır bir kere, mecbur katlanacaktı elalem ne derdi sonra? Annesinin kıyıp da bir tabak yıkatmadığı nazlı kızı, daha elindeki kına solmadan tarlaya toprağa, kaynanasının yardımına koşmuştu bile. Uçsuz bucaksız tarlanın ortasında kalakalan Banu kız, kayınvalidesinin, görümcesinin çıplak elleriyle dikenler arasında burçak yolmaya başladıklarını görünce şaşa kalır. Kayınvalidesinin ihtarıyla kendine gelir ve zamanla alışır yeni hayatına, artık güneş Banu’nun üzerine doğmamaktadır. Bu haline alışsa da içindeki acısı dinmeyen Banu, kendini işe güce ve neşeleri türkülerine vermiştir. 

Kaynak: http://www.radyo7.com/icerik/159-burcak-tarlasi



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir