Burada yazılanların tamamen gerçek veya hayal ürünü olduğunu söyleyemem.

Zafer Algöz – Haşırt dı bilekbord Kitap analizi

Selamlar,

Bugün size 3 Adam’a gittiğimde bile aralarda okuduğum, eğlenceli bir anı kitabını paylaşacağım. Zafer Algöz’ün şubat ayında çıkan 224 sayfalık kitabı: “Haşırt dı bilekbord” tabii kitabı okuduktan sonra “et dı sisayd” kısmını yapıştırasınız geliyor. Peki neden bu isim seçilmiş? Yazarın kendi tabiriyle, “hiç ummadığınız bir anda karşılaştığınız tuhaf bir durum için ya da kazık yediğiniz zaman ya da sürpriz bir şey olduğu zaman” kullanılıyor, mucidi ise ilk bölümde ilgili anısını okuyacağınız Öztürk Serengil. Kitabın isim babasını duyunca eminim şaşırmayacaksınız: Cem Yılmaz, kitabın önsözünü de o yazmış ve Can Yılmaz’ın da bu süreçte büyük desteği olmuş.

Bildiğiniz üzere Zafer Algöz, Candaş Tolga Işık’ın ısrarıyla KAFA dergisinde yazmaya başlamıştı. Zamanla yazdıkları çok sevildi(hakikaten çok eğlenceliydiler). İnkilap Yayınevi tarafından bunları kitaba dönüştürme teklifi aldı ve başladı anıları toplamaya. 40 yıldır sahnede olan ve neşesini hiç kaybetmeyen birinin elbette yaşadığı çok hoş anılar olduğunu düşündük, baktık ki kitapta daha da fazlası var. Öyle hikayeler var ki dışarıda bile olsanız kendinizi kahkaha atarken buluyorsunuz ve elinizde bu kitabı görüp de okuyan kısım anlayışlı bir şekilde tebessüm ediyor. Kitapta kimler var derseniz genel hatlarıyla;
Öztürk Serengil, Kemal Sunal, Orhan Çağman, Sadri Alışık, Ajda Pekkan, Carlos Santana, Emin Gümüşkaya, Nur Subaşı, Erkan Can, Ali İpin, Semih Sergen, Müşfik Kenter, Fatma Girik, Zeki Müren ve daha bir sürü kıymetli insanın adı geçiyor. Favorilerim arasında Nur Subaşı’yla ilgili olan anılar var ayrıca Kafa Dergisi’nden de okuduğum kadarıyla kendisi değil kedisi bile orijinal olan bir şahıs 🙂

Zafer Algöz’ün akıcı bir kalemi var. Evlerine ilk defa televizyon gelişini, ilk yüzme deneyimini vb özel anılarını da anlatma biçimiyle sanki o günleri resmediyor size eğlenceli bir dünya sunuyor. Sanırım sadece kurgu hikayeleri yazsa da fevkalade güzel olur.
40 yıldır sahnelerde demiştik, başlangıç hikayesini de şu şekilde anlatıyor:

İnsanın hayatı boyunca sahip olabileceği en büyük şans, istediği mesleği seçebilmesi ve onu yapabilmesidir diye düşünürüm… Bu konuda kendimi çok şanslı görüyorum. Anam bana hamileyken Devlet Tiyatrolarında Küçük Tilkiler oyununu izlemiş. Oyuncu Yalın Tolga’ya annem de, babam da hayran olmuş… Babam Cevdet Bey’e demiş ki: “Allah nasip eder de oğlum olursa, inşallah bu adam gibi iyi oyuncu olur…” Kariyer planlaması olur da bu kadar mı erken olur?

Kitapta anlatılan Kemal Sunal’ın yönettiği bir trolleme vakası, son oyun sabotajı, ayranları tazeleyin repliği, çılgın at macerası ve Ağır Roman filmi setinde yaşananlar unutamadıklarım arasında.

Yorucu geçen bir haftanın ardından kahvesini, çayını alıp güzelce kafa dağıtmak, deşarj olmak isteyenler komedi filmi aramayıp bu kitabı okusunlar derim. Zaten bir günden fazla sürmesi mümkün değil 🙂 Hem akıcı olup, hem bitmesini istemediğiniz çerez kitaplar arasında.

İyi okumalar dilerim, haftasonuna geri sayım başladııı…



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir