Burada yazılanların tamamen gerçek veya hayal ürünü olduğunu söyleyemem.

Zülfü Livaneli – Huzursuzluk kitap analizi

Bu kitapla ilgili yorum yazmayı geciktirdim nedense, bazı gerçekler vardır ki bilirsiniz ve hakkında konuşmak istemezsiniz; çünkü ne diyeceğini bilemezsiniz.

Huzursuzluk, ocak ayında çıkmış, şimdiden birçok baskısını yapmış bile. Kitabın ilginç bir kapak tasarımı var. Çölde bir adam, elinde bir merdiven yürüyor… Çölde tek başına kalmak çoğumuzun tatmadığı ama kitaplardan, filmlerden aşina olduğu bir durum ve çölün simgesi bizler için çaresizlik, susuzluk, yalnızlık belki de acı demek. İklimlerin insanların karakteristik özelliklerine etkisi hakkında bir çok çalışma yapılmıştır

ben de buna inananlardanım. Çöl ülkesinde yaşayan insanlarında, tıpkı iklimi gibi inatçı, sabırlı, sessiz insanlar olmaları üzerinde düşünülür bir şey ve coğrafyanın insanların kaderini de belirlediği.. Çaresizlik kaderdir bazen, huzursuzluk da öyle. Bazı sözler, bazı hikayeler yapışır insanların üstüne; kolay kolay da çıkaramazsın. Ne kadar uğraşmaya çalışsan daha da özleşir seninle.

Kitaptaki karakter: Meleknaz, Ezidi inancına sahip bir Suriyeli. İŞİD tarafından başına gelenleri, insanlığına bakılmaksızın yapılan muameleyi anlatmaya çalışan bir kitap. Kim olduğu önemli değil, gerçek hayat, hayatlar.. Bunların hepsi kader mi dersin, yoksa nedir? İŞİD, Müslüman olduğunu iddia edip, din adına, aslında dinden çıkanlar topluluğu.
Keşke kitabın daha çok sayfası olsun dedim, daha çok hayat anlatsın, daha derinlere insin. Modern zaman insanının bunları düşünecek zamanı yok maalesef! Ancak kitapla, filmle, diziyle akıllarına getirebilirsin. Böyle yapıtlar artmalı.

Ve biz ne olursak olalım insana değer verelim. Ön yargılarımızı kıralım. Allah’ın herkese nimetlerini sorgusuzca, cömertçe sergilediği bu dünyada biz kim oluyoruz soralım kendimize.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir