Burada yazılanların tamamen gerçek veya hayal ürünü olduğunu söyleyemem.

Selçuk Aydemir – Mahalleden Arkadaşlar kitap analizi

Selçuk Aydemir – Mahalleden Arkadaşlar kitap analizi

Selamlar,

Bayram tatili, taşınma derken bir süredir kitap yorumu yapmamışım. Ama sadece yoğunluktan değil; okuduğum kitabın ilerlememesinden kaynaklı da bir sıkıntı yaşadım 🙂

Bu kitabın devamı gibi sayılan “Liseden Arkadaşlar”ı bir arkadaşım okuyordu ve çok komik olduğu yorumunu yapmıştı. Zaten Selçuk Aydemir’in adını çıkaramasanız da Kardeş Payı, İşler Güçler, Çalgı Çengi kısacası Ahmet Kural-Murat Cemcir dersem kesin “heee” dersiniz. Onların senaristi işte. Biliyorum ki adam komik, orijinal, kafası çalışıyor. Hiç tereddüt etmeden iki kitabını da aldım. Hatta yolculuğa çıkmadan önce okurum diye diğer kitabın ilk sayfalarını okuyup bayağı eğlenceli de bulmuştum. Ama bu yorumunu yapacağım kitap ilk kitap gibi bir şey olduğu için dedim önce yazarın bir çocukluğuna inmek lazım ki ergenliğe zemin oluştursun 🙂 

Kitap üç arkadaşın (biri de Selçuk Aydemir oluyor) klasik doksanlı yıllardaki bir yaz tatili macerasını konu edinmiş. Hepsi de tatlı, afacan 9 yaşındaki çocuklar bir çeteye(!) özenip kendileri de çete kurma olaylarına falan giriyorlar. Diğer çetenin başı İsmet’e hem saygı duyuyorlar, hem düşmanlar. 200 sayfa bunu anlatıyor. Lakin benden kaynaklı olabilir bu sorun ama ben sıkıldım. Yani ilkokuldaki çocukların o maceraları(!) kendilerince para kazanma amaçları, gruplar arası çatışma, oyunlar vs bana ilgi çekici gelmedi. Çocuk kitabı tarzında olmuş biraz. Ama bir yandan bakarsak da hiç öyle değil. İşte ben bütün kitap boyunca bu gelgitler arasında kaldım. Yazar, bir yandan o anılarını anlatıp bir yandan da güncel esprileri, modern konuları da sanki o zamanlar söylemiş gibi davranmış. Ve gerçekten o yaşta bir çocuğun düşünemeyeceği konular, edemeyeceği laflar BOLCA kullanılmış. Yanisi o çocuğun dilinden yazılmış gibi ama bir yandan da şimdiyle çok bağlantılı gibi. Bu durum kitabı doğallıktan uzaklaştırıp, plastik tadı verdirdi 🙂 Yazarın kendi çocukluğunu övüp, ben çok yaramazdım, çok akıllıydım gibi göndermelerini de kaçırmadık elbette 😀 Bence gayet tatlı bir çocukmuş ve gerçekte öyle mi bilmiyorum ama kitapta sürekli anne babası Selçuk’u sevmiyormuş gibi, ondan kurtulmak istiyor gibiler. Bunu da absürt komedinin içine işlemesinden sayıyorum 🙂 Ha bu arada Kardeş Payı’ndaki anne karakteri (Hamiyet) bu karakterden esinlenmiş gibi tanıdık ve komik geldi. Hakkını vereyim güldüğüm çok yer oldu. Benim gibi takıntılı insanları saymazsanız gayet eğlenceli ve okunası bir kitap.

Şimdi sırada Liseden Arkadaşlar var bakalım o nasıl, okuduktan sonra onunla ilgili de birkaç not düşeriz.

Not: Ramazan dayının karısının adı Neslihan değil miydi ya son sayfalarda Nurten diye geçiyor. Anlayan varsa yazsın 😀
Not2: Nasıl bir görsel eklesem diye düşünürken şu yukarıda gördüğünüzü hayal etmiştim ve Google’da arattığımda neredeyse aynısı çıktı 😀
Not3: Selçuk Aydemir ile Burak Aksak kuzenlermiş.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir